30 Mayıs 2011 Pazartesi

Kalori paranoyası

‘Cogu bayanin ortak bir noktasi varsa, o da kilo derdidir’ diye klise bir cümleyle baslamak istemiyorum. ‘Hepimiz bin türlü diyet denemisizdir’ gibilerine de gerek yok sanirim. 

Bu diyet olayi psikolojimi o kadar ele almis ki, heryerde kalori miktarlari görmeye basladim. Su altta gördügünüz mavi yuvarlagin içinde kalori miktari yaziyor. Hollanda’da çogu besinlerin üzerinde bu simge bulunur. E yiyecek disinda baska birseyin üzerinde yoktur ozaman bu isaret, degil mi? Gayet mantikli olsa da, benim psikolojim o kadar bozulmus ki, heryerde görebiliyorum bu mavi yuvarlagi.. veya gördügümü zannediyorum. Örnegin tuvalet spreyi ve tv kanali logolari. Bu durumda tuvalet spreyi koklayarak ve tv izleyerek kilo alabiliriz. Su içerek kilo alanlar varsa, bunlarla da kilo alabilir bence insan. (Burda bir reklami elestirme amaçli espri yaptim, haberiniz olsun. Gülebilirsiniz.)

Kalori saymanin psikolojimize zararli oldugu kanatine vardim ve degerli arkadasim Sevgi ile karbonhidrat saymaya basladim. Simdilik psikolojime bir etkisi olmadi..
Burdan modacilara, medyaya ve özellikle sütün-bacakli-manken-tipli-bayanlar’a hasta olan erkeklere sesleniyorum: Artik böyle biraz tombis, seker ve belki boyu biraz kisa bayanlar sevilip, begenilip, istenilse?!

Psikolojimiz bozulmazsa daha pembe oluruz :)      
                                          
Ağladığımız zaman ihtirasla gözyaşlarımızı silerken bile aslında yaşamaya devam etmek için çabalıyoruz.

Önüm arkam sağım solum politika

Bu günlerde kafami nereye çevirsem politik izler buluyorum. Herseyin dogal ve eglenceli olmasina engeldir bu. Ben bazi seylerden artik hic keyif alamiyorum. 


Örnegin Erovizyon yarismalari.. Son yillarda bir çok insan kazanan sarkidan, sarkicidan ve ülkesinden sikayetci. Puanlarin sarkidan dolayi degil de, baska sebeplerden dolayi verildigi konusu hakkinda cogumuz hemfikiriz. Bu yarismanin asil amaci en güzel sarkiyi seçmek degil midir? Teori’de öyledir ama pratik baska. Komsu komsuya puan verir, su suna, bu buna derken hani isin zevki?

Yani diyorum ki: Ey devlet, çek elini eglencemizden !

Gelelim internet çilginligina. Twitterda’ki trending topics kismi güzel Türkiyemde genellikle Erdogan, Kiliçdaroglu ve Bahçeli hakkindadir. Her kötü giden olayda veya hoslarina gitmeyen bir durumda Erdogan suçlanir, her Erdogan suçlandiginda olaya bi Kiliçdaroglu bakisi yapilir ve ardindan ‘püskevit’ diye Bahçeli ile dalga geçilir. Bunun üzerine yapilan tartismalar, edilen küfürler ise bu isin cabasi.

Yani diyorum ki: Ey millet, çekin elinizi devletten !

Böyle daha Pembe oluruz.

Adı sıkıntı sebebimin..

Degerli okurlarim! Degerli okurlarim mi? Yok degerli basin mensuplari.. Nasil baslayacagimi sasirdim. E ama ilk yazim arkadaslar biraz anlayis gösterelim.


Uzun zamandir aklimda bu tarz biryerde yazmak, karalamak vardi. Geçenlerde Nil Karaibrahimgil’in Nilin Kelebekleri adli kitabini okumaya basladim, bir hayli hosuma gitti. Bende yazayim böyle börtü böcek hakkinda diye düsündüm. Döndüm baktim söyle hayatima: is yok, güç yok, sans yok, cepte para yok, ev araba yok, yok Allah yok.. Okul disinda yaptigim birsey yok, bari faydali birseyler yapayim dedim.

Ufak bir sorunum var aslinda. Hollanda’da yasadigim için, klavyemde türkish harfs gibi özel tuslar yok. Oysa ne çok severim ben ğ, ş ve ı harflerini. Gurbetin zarari nr.1

Umarim devaminda bu ilk yazicigim kadar saçmalamam.. :)